Gonul dili

3/4/2007 - BİSMİLLAH HER HAYRIN BAŞIDIR

 

 

              YENİDEN BAŞLAMAK

       Çukura düşen bir karınca, minik adımları ile yukarı doğru tırmanıyor, tam çukurdan çıkacağı anda ayağının altındaki toprak zerreleri kayıyor ve karınca tekrar çukurun dibine düşüyor. Fakat hiç vakit  kaybetmeden tekrar tırmanış başlıyor. Yine düşüyor, yine tırmanıyor, bu iş defalarca tekrar ediliyor.  Kimbilir kaçıncı teşebbüsten sonra karınca çukurdan çıkmayı başarıyor.  Yani bir karınca, kendi boyundan çok büyük bir çukurdan çıkmak için defalarca tırmanmak zorunda kalıyor ve her düşüşten sonra yeniden tırmanışa geçiyor.

    Biz de günlük yaşantımız içinde bir çok zorluklarla karşılaşıyoruz . Zira hayat yolu, çok çeşitli tuzaklar, barikatlar, ve çukurlarla doludur. Gaflet dereleri, günah çukurları, nefis ve şaytanın tuzakları, geçim derdi, hastalık, ihtiyaç ve zaruret gibi zorluklarla her an karşı karşıya bulunuyoruz. Bu badirelerin   bazılarında küçük bir gayretle kurtulup  yolumuza devam ederken, bazılarından kurtulmak için de çok büyük çabalar sarfetmek zorunda kalıyoruz.

      İnsan olarak, âcizlik, fakirlik, hüsran ve nisyan gibi noksanlarımız olduğu gibi, azim, gayret, ümit, şevk,  tevekkül ve teşebbüs gibi meziyetlerimiz de mevcuttur.  Fakat nedense çok defa meziyetlerimiz yerine noksanlarımız ön plana çıkıyor. Zorluklar karşısında  hemen pes edip teslimiyet bayrağını çekiyoruz. Sonra da " kaderimiz böyleymiş" diyerek kendi kusurlarımızı kadere havale ediyoruz.

      Güçlükler karşısından bir karınca kadar gayret gösteremiyorsak, insanlığımızı  sorgulamamız gerekir diye düşünüyorum. 

      Bediüzzaman Hazretleri, " yeis her kemâle mânidir" diyor. Bunun tersi olan ümit, şevk ve gayret  ise, her türlü başarının anahtarıdır.  Ümidin kaynağı da , imandır.  "İman hem nurdur, hem kuvvettir, hakiki imanı elde eden kişi, kâinata meydan okuyabilir."

       Hayat, monoton bir yolculuktan ibaret değildir.  Hayat yolculuğunun her anında karşımıza yüksek bir engel, derin bir çukur çıkabilir. Bunları  aşmak için ilk teşebbüsümüzde başarısız da olabiliriz. Ama başarmak  azim ve ümidi ile yeniden harekete geçersek,  aşamıyacağımız engel ve çıkamayacağımız çukur yoktur.

       Yeter ki her düşüşün sonunda yeniden başlamasını bilelim ve başlarken de "BİSMİLLAH " 'ın kuvvet ve bereketinden istifade edelim.

 

 

 

 

            BİSMİLLAH

"Allah adın zikredelim evvela,"

  Her hayırlı işin başı Bismillah.

  "Cümle işte vâcib oldu her kula,"

  Kâinatın temel taşı Bismillah.

 

  Bil ey nefsim şu mübarek kelime,

  Bir İslâm nişânı verir eline,

  Tesbih olmuş mevcudatın diline,

  Bütün zikirlerin başı Bismillah.

 

   Bitkiler tâzimle  Bismillah diyor,

  Yerden yemi, gökten suyu geliyor,

  İnce bir kök kayaları deliyor,

  Yumuşatır demiri, taşı Bismillah.

 

  Bismillah der ağaçların dilleri,

  Yaprakları, çiçekleri, dalları,

  Leziz meyvelerle dolar kolları,

  Rezzak isminin nakışı Bismillah.

 

  Toprak Bismillah der, bağrı ot olur,

  İnek ot yer, memesinde süt olur,

  Damla Bismillah der, bir rahmet olur,

  Bahara çevirir kışı Bismillah.

 

  Bismillah ne büyük, tükenmez kuvvet,

  Eksilmez hazine, bitmez bereket,

  En güzel sermaye, en büyük servet,

  Elmasa çevirir taşı Bismillah.

 

 Bismillah diyerek ,yürürse bir kul

 Dağ ve deniz  olur ona tozlu yol,

"Ey ateş serin ve selametli ol"

 Suya çevirir ateşi Bismillah.

 

  Akıllı bir tüccar olmak istersen,

  Besmeleyle başla, ne alıp versen,

  Her işin denk gider Bismillah dersen,

  Dindirir gözlerde yaşı Bismillah .

 

  Besmele dillerde en güzel kelâm,

  Onunla ayakta duruyor âlem,

  Onunla başla ve işle vesselam.

  Kolay eder en zor işi Bismillah.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-04-03 17:00:18 - Kuran Okumak

Yazan mehmetabi
Hayırlı Günler Efendim

Kim Allahu Teâlâ ile kelam ve sohbet etmek isterse Kur an okumalıdır.
Bu sohbet için günde uygun bir
vaktini ayırmalıdır. Hiç değilse bunu namazda
yapmalıdır.
Eğer bir günlük gazeteye göz atmak için ayırdığımız
zaman kadar Yüce Kur an ı okumaya veya televizyondaki
bir eğlence programı kadar Allah'ın kelâmını dinlemeye
vakit ayıramıyorsak; kalbimizde ciddi bir manevî
hastalığın mevcut olduğunu kabul edelim...
Her mü min, Allahu Teâlâ ya sevilmek istediği kadar
Kur an ı Hakim okumalıdır. Efendimiz (s.a.v)
Kur an ı Kerim'i bir beze sarıp duvara asmak,
kendimizi dar ağacına asmaktan farksızdır. Kim ki
Kur an bilmedi, sanki dünyaya gelmedi demektir.
Hz. Osman (r.a) demiştir ki: Benim için en kötü ve en
uğursuz gün, içinde Kur an ı Hakim e hiç bakmadığım
gündür.

Ne mutlu okuyanlara ve okutanlara...




Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Gonul dili ile muhabbet..

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

ertugrultasci
1984nilufer
fatoscb
panikyok